Articles tagged with: tiyatro

KAHRAMANLAR KUMPANYASI

Bilinmeyen bir diyarda bilinmeyen bir yerde bilinmeyen bir köyde köylüler ve Keloğlan yaşarmış. Köy halkı ektikleri biçtikleri ürünleri hasat zamanı neşe içersinde toplarken  Hacivat gelir,  Vergilerin iki katına çıktığını köylülere duyurur.  Hacivat'ın olduğu yerde Karagöz olmaz mı?

BOĞAÇ HAN

"Dede Korkut"

Boğaç Han oyununun sahnelenmesi hem çocuk tiyatrosu, hem eğitim hem de eğitimde tiyatro adına oldukça önemli bir adımdır. Dede Korkut hikayesinden kurgulanmış Boğaç Han adlı oyunda, fiziksel güç yerine akıl ve bilgi gücünün önemli olduğu ana fikri içersinde yiğitlik, egemenlik, iktidar hırsı, hile, dürüstlük, kıskanma kavramları çocuklara taşınmıştır. Her yaşa uygun bir oyun.

SALPA

"Özgürlük Arayışını İnatla Sürdüren Bir Delikanlı"

Direklerarası Seyirci Jürisinin ödülünü alan, Yılmaz Güney'in Özgürlük Arayışını İnatla Sürdüren Delikanlsı ''SALPA' Seyircisiyle buluşmak için Türkiye turnesi devam ediyor.

CARRAR ANANIN SİLAHLARI

CARRAR ANANIN SİLAHLARI

Mask-Kara Tiyatrosu Öğrencileri Bertolt Brecht'in ''CARRAR ANANIN SİLAHLARI’’ adlı oyunla  Seyirci karşına çıkıyor.

ŞARKICI

ŞARKICI

Mutlu bir şekilde yaşayan Şirinköy halkı köye kötülüğün gelmesiyle huzursuzdur. Bu kötülüğün adı da Dev Gücü’dür. Halkın tüm ürettiklerine el koyup, halka eziyet eden Dev Gücü’nü köylüler tarafından avare ve işe yaramaz görünen köyün şarkıcısı ve arkadaşı halt eder. 

MASA MASALLARI

MASA MASALLARI
Mask-Kara Tiyatrosu MASA MASALLARI adlı oyunla,  seyircisini güldürmeye karar verdi.

Nazif USLU nun Genel Sanat Yönetmenliğinde Bu yıl bir fabrika gibi çalışan, Oyun üstüne oyun çıkartan Mask-Kara Tiyatrosu, bu sefer  Usta Mizah yazarı Ömer PINAR'ın kaleminden damlayan kahkaları,  birbirinden yetenekli genç oyuncularla  sahneye taşıyor.

VELEV'ki TARTÜF

VELEV'ki TARTÜF

1664 yılında  Molier’ in yazdığı  Tartüf  adlı oyunu  Nazım hikmet , 1959 yılında Tartüf 59 adıyla yeniden kaleme aldı.

Günün koşullarına uygun ustaca yazılan oyun , Tartüflerin değişen koşullara nasıl ayak uydurduğunu ve  teknolojiyi nasıl kullandıklarını anlatan yazar, aynı zaman da bunun karşısında durması gereken sınıfsal gücün kimler olması gerektiğini de ifade eder.

YALANCININ RESMİ

YALANCININ RESMİ

Memet BAYDUR’UN 1996 yılında kaleme aldığı oyun, oğlu öldürülen ADAM’IN gittiği parkta, kitap okumak için gelmiş bir KADIN ile karşılaşmasıyla başlar; iki yalnız insanın, yalnızlığı kırmak ve iç hesaplaşmalarını yapmak için fark etmeden başladıkları “oyun” ile devam eder. Yalanlar, gülümseyişler, gözyaşları ve doğrularla bezenmiş bu “oyun” KADIN ve ERKEK’İ, değiştirip dönüştürürken, yaşanılan sürprizlerle, izleyicinin de tanımladığı anlamları sorgulamasını sağlar… ve ortaya “paylaşılan yalnızlıklar” (mı) çıkar?